Siyasilerden Boykot Çağrılarına Tepki!
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan eylemler farklı bir boyuta evrildi. Üniversite öğrencilerinin başlattığı ve CHP lideri Özgür Özel’in desteğiyle büyüyen çağrıların ardından ülke genelinde tüketim boykotu gerçekleştiriliyor. Birçok AKP’li bürokrat ve bakanları rahatsız eden tüketim boykotu bugün başladı.
Bugün ülke genelinde alışveriş yapmayarak ekonomik boykot gerçekleştirilecek. Ülke genelinde tüketim boykotu başlarken, birçok siyasi ve iş dünyasının temsilcileri, duruma tepki gösterdi.
Yerlikaya: Boykot, ekonomik bağımsızlığa darbe
Yerlikaya, boykotun “ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotaj” olduğunu ve “ekonomiye darbe girişimi” niteliğinde değerlendirdi. Boykot çağrılarının halk arasında “kin ve düşmanlık” yaratmaya çalıştığını iddia eden Yerlikaya, Cumhuriyet Halk Partisi’ni eştirdi.
Bakan, CHP’nin boykot çağrısının “iç karışıklık çıkarmaya yönelik” olduğunu öne sürerek, “Ana muhalefetin fütursuz çağrılarını büyük bir keyifle izleyenlerin başında Siyonist İsrail’in gelmesi, nasıl bir tezahürdür?” dedi.
Üniversite öğrencileri, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasının yarattığı tepkinin devamı olarak 2 Nisan’da tüketim boykotu çağrısında bulundu. Bu çağrı gençler arasında hızlı bir şekilde yayıldı ve geniş kesimlerden destek gördü.
Ancak boykot çağrıları, “nefret ve ayrımcılık” ile “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla soruşturma konusu oldu. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nden peş peşe gelen açıklamalarda, boykot “ekonomiye şantaj girişimi” olarak nitelendirildi.
Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:
“Gençlerimizi kendi siyasi emelleri uğruna sokaklara çağırıp iç karışıklık çıkarmaya çalışanlar; halkımız arasında kin ve düşmanlık tohumlarını ekmeye uğraşanlar, ‘işkence yapılıyor’ diyerek ülkemize iftira atanlar, şimdi de ‘’boykot çağrısı’ yapıyorlar.
Ana muhalefetin fütursuz çağrılarını büyük bir keyifle izleyenlerin başında siyonist İsrail’in gelmesi, nasıl bir tezahürdür?
Türkiye kendi ayaklarının üzerinde durdukça, dünya siyasetinde dik ve güçlü bir duruş sergiledikçe, bölgesinde olup bitene seyirci kalmadıkça, hem milletimizin hem de mazlumların hakkını korudukça, birileri yine aynı oyunları sahneye koymaya başladı.
Şimdi de ‘’boykot’’ diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek?
Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? ‘Demokratik hak’ kalkanı gölgesinde istenen bu mu?
Unutulmasın ki, bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır. Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir!
Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz ‘Boykotla değil, üretimle büyürüz!’
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez.
Parti içi kavgalarınıza ülkemizi alet etmeyin!
İşçilerimizin, üreticilerimizin, çiftçilerimizin gücü; gençlerimizin enerjisiyle, 7’den 77’ye, alın terimizi akıtmaya, bir ve beraber olarak Büyük ve Güçlü Türkiye hedefine doğru yürümeye devam edeceğiz. #BoykotDeğilMilliZarar”
Ticaret Bakanı Ömer Bolat da boykot çağrılarının “ekonomiyi sabotaj girişimi” olduğunu belirterek, “Boykot çağrısı yapanlara karşı ticaretinde maddi kaybı olan tazminat davası açabilir” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise, “Sokak ve boykot çağrıları ile toplumsal huzuru ve ekonomik istikrarı hedef alan bir muhalefet kaybetmeye mahkumdur” dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e boykot tepkisi
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in boykot çağrısına tepki gösterdi.
”CHP Genel Başkanı Sn Özgür Özel’in geldiği nokta bir siyasi muhalefet değil, Türkiye’yi topyekun tehdit etmektir.
Özgür Özel, CHP’nin tüm dinamiklerini esir alarak, kurultayda kendi genel başkanlığını korumak için toplumsal ve ekonomik hayatı hedef almaktadır. Özgür Özel’in yeteneksiz siyasi performansı, siyasi tarihimizdeki en büyük “siyasi fanatizm” ve “sosyal bölücülük” olarak kayda geçmiştir.
Özgür Özel’in toplumsal hayatı bölmeye uğraşmak dışında bir muhalefet yeteneği olmadığı net şekilde görülmüştür. CHP’yi, bırakın sanal iktidar hayallerini, muhalefet yapma yeteneğinden bile yoksun bir hale düşürmüştür. Bütün siyasi söylemi siyasi fanatizm, tehdit, milli firmaları hedef almak, vatandaşlarımızı “fişlemek” ve sosyal bölücülükten ibarettir.
Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece kendisine zarar verecektir. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot edecektir.”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Hukuk devletinde hiç kimse, markaları, şirketleri veya tüketicileri ideolojik çizgisine göre hizaya sokamaz
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin açıklama yaptı. Bakan Tunç, “Cumhuriyet Halk Partisinin bazı markaları hedef alan sistemli boykot çağrısı, ekonomik düzene yönelik organize bir karalama kampanyasıdır. Hukuk devletinde hiç kimse, markaları, şirketleri veya tüketicileri ideolojik çizgisine göre hizaya sokamaz. Kimse, kendi siyasi çıkarı uğruna, binlerce insanın emeğini tehdit edemez. Yerli sermayeyi hedef alan ve ticaret hayatını sabote etmeye yönelik bu sorumsuz linç girişimi, açıkça hukuka aykırıdır.” ifadelerine yer verdi.Bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldığını anımsatan Tunç, şu değerlendirmeyi yaptı:”Bir işletmenin itibarını zedeleyici, faaliyetini sekteye uğratıcı kasıtlı beyanların, iş ve çalışma hürriyetini tehdit eden her girişimin hukuki ve cezai sorumluluğu vardır. Bağımsız ve tarafsız yargı; esnafımızın, emekçimizin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Şahsi menfaatlerinin esiri olan ana muhalefet partisinin genel başkanı, yaşadığı akıl tutulmasından bir an önce dönmeli, milletimizi birbirine düşürecek ve kaos oluşturacak sorumsuz ve şuursuz çağrılarından vazgeçmelidir. Böylesine seviyesiz ve akıl dışı çağrılara milletimiz kesinlikle itibar etmeyecek, ülkemizi kutuplaştırmaya çalışanlara, ekonomimize zarar vermeyi amaçlayanlara, sokakları karıştırmak isteyenlere sağduyusuyla, birlik ve beraberliğiyle en güzel cevabı verecektir.”
TOBB Başkanı: Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomik boykot çağrılarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır.”
ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, “boykot” çağrılarına ilişkin, “Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Aydın, hukuki bir süreç yaşandığını, savcıların delillerini ortaya koyduğunu, hakimlerin mahkeme sürecini başlattığını belirtti.
Sürecin hukuk çerçevesinde nihayete ereceğine dikkati çeken Aydın, şu ifadeleri kullandı:
“Hukuki süreci de hukukçularınız ile yürütürsünüz. İnsanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz. Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır. Bu tarz bir çağrı, talep ancak ülkemiz üzerinde emperyalist düşüncesi olan zihniyetlere ait olabilir. Dün bu tarz çağrıların kimler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bugün hala ülkemize bu tarz boykotları uygulayanların kimler olduğunu biliyoruz.”